ABD'de, Tufts Üniversitesi'nde doktora yapan Türkiyeli öğrenci Rümeysa Öztürk'ün gözaltına alınması ve vizesinin iptal edilmesi, ifade özgürlüğü ve adalet sistemi üzerine önemli tartışmaları beraberinde getirdi.
Öztürk, 25 Mart'ta Boston'da ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi) görevlileri tarafından gözaltına alınmış ve HAMAS'a destek verdiği iddiasıyla vizesi iptal edilmişti.
Massachusetts Bölge Mahkemesi Yargıcı Denise Casper, Öztürk'ün avukatının başvurusu üzerine, öğrencinin sınır dışı edilmesinin durdurulmasına karar verdi.
Yargıç, hükümete 1 Nisan'a kadar savunmasını sunması için süre tanıdı.
Öztürk'ün gözaltına alınması, ABD'deki birçok Kongre üyesi ve sivil toplum kuruluşu tarafından eleştirildi.
Yaklaşık 30 Kongre üyesi, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem'e hitaben yazdıkları mektupta, Öztürk'ün serbest bırakılmasını ve vizesinin geri verilmesini talep etti. Ayrıca, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU), Öztürk'ün gözaltına alınmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek, ifade özgürlüğü ve akademik özgürlüğün korunması gerektiğini vurguladı.
Bu olay, ABD yönetiminin HAMAS'a destek verdikleri iddiasıyla yabancı öğrencilerin vizelerini iptal etme politikasının bir parçası olarak görülüyor.
Dışişleri Bakanı Marco Rubio, "HAMAS'a destek verdiklerini" ileri sürdüğü en az 300 yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini açıkladı.
Öztürk'ün durumu, ABD'nin ifade özgürlüğüne ne ölçüde saygı gösterdiği ve özellikle siyonist rejime yönelik eleştiriler söz konusu olduğunda bu özgürlüğün nasıl sınırlandırıldığı konularında önemli soruları gündeme getirdi. (İLKHA)